10 Eylül 2008 Çarşamba

"Eray Özbek 1992'de çizdiği karikatürde çok güzel anlatır: Bir Kızılderili, Barış çubuğunu yakmak için ateş istese de, özgürlük anıtındaki kadın 'vermem' dercesine meşaleyi yukarı kaldırır."

...
Oscar ödül töreni için salonu dolduranlar, 1972'de çevirilen The Godfather (Baba) filmindeki rolünden dolyaı en iyi oyuncu ödülünü kazanan Marlon Brando'yu alkışlamak üzere beklemektedirler... Ama karşılarında bir Kızılderili kadın bulurlar. Kızılderililere tarih boyunca yapılan ve de devam eden haksızlıkları protesto eden Brando, ödülü reddetmiş ve törene hazırlamış olduğu bildiriyi okumak üzere 'Küçük Tüy'ü göndermiştir.
Oscar'ı reddeden ilk sanatçı olan Brando, Kızılderililerin gerçek 'Baba'sıdır.


...
1953 yılında, Paul Robeson adlı karatenli bir şarkısı Seattle kentinden kendisini konser vermesi üzere çağıran Kanadalılara telefonda şarkı söyler. Karatenli şarkıcıya Amerika'nın Kore'yi işgaline karşı geldiği için ülkeden çıkış izni verilmemektedir...
Nazım Hikmet 'Korku' adlı şiirinde RObeson'a şöyle seslenir:
ne iskonto, ne komisyon, ne vade isteyen bir dosteli
sıcak bir kuş gibi gelip konmamış ki avuçlarının içine
ümitten korkuyorlar Robeson, ümitten korkuyorlar, ümitten,
korkuyorlar, kartal kanatlı kanaryam
türkülerimizden korkuyorlar Robeson.


Kız Kulesi'ndeki Kızılderili-Sunay Akın

Hiç yorum yok: